-Tepki dediğin şey dilden beri gitmeli... Eylemsizleştiremediklerinizdenim!
-Düşünmekten alıkoyuluyoruz.'Düşünsel dünya'dan fazlasıyla uzaklaştırılıyoruz. Bu da içimizdeki tavır koyma ihtiyacını törpüleyerek bizi daha da ehlileştiriyor. Kimsenin ya da herhangi birinin ‘anarşist’ -terim anlamıyla- tavırlar sergilemesini istemek değil meramım, sadece…
Sadece. Hani bir şey unutursunuz ya, kat ettiğiniz mesafeyi tekrar almanız lazımdır. İşte o iç huzursuzluğun yarattığı ‘kaygı gücü’nün, -daha huzurlu yürümek ve daha sağlam basabilmek için- eyleme dönüşmüş hali olmak.

-Yürüyen merdivenin solunda bekleyerek uzun uzun kuyruklar oluşmasına neden olan kişi, herhangi bir kırodan daha çok uyum sağlamış değil şu modern hayata…
-Eğer Adnan Polat tavır koysaydı, RTE’ye takım tutmaya başlayacaktım…
- İnsan da tarifini bile yapmaya çekindiğim davranışlar görüyorum, sonra kendi kendime ben o davranışı bile betimleyemezken o bunu yapabiliyor diyorum.
-Dün gitmek ve kalmak arasındaki tavrımı kalmaktan yana kullandım.Sonuç nötr!
11 yorum:
şarkılı olunca daha fena :)
haklılık.
gitmemek belki nötr'den sonraki güzellik içindir kimbilir.
nezakaten...
hissi nasıl sana kalan?
galiba bana kalmasını istemişim:)
:) aslında peki diyerek yorumu sonlandırmalıyken birden sana kalan hissin cidden sana kalmış olması hakkında düşünüp, eğlendim.
evet, kalan şey sanaysa, sana kalmıştır :)
sizi bu denli gitmekle-kalmak arasında tutan şey nedir? Kaldıki ortada bir hissizlik var:)
hissizlik?
arada kalmak hissi varken hissizlikten bahsetmek yanlış olur bnece.
ama gitmemek kararındaki hissizlikse bu o zaman gidilmeliydi.
tutan birşey yok, izliyorum tutulmuş olanı :)
Soruma cevap veremediniz mi, yoksa yazmayı mı unuttunuz? Bence karıştırdığınız bir şeyler var. Nezaket demiştim üstte, ekliyeyim bazen katlanmanızı gerektirir, ya da ortak payda bulmanın zor olmadığına inan biriyseniz bu sizi daha hoşgörülü yapar. Açıkçası bir yabancı, ötekini anlayamasanızda saygısızlık yapmamanızı sağlar!
ben algıladığım şekilde cevap verdiğimi düşünüyorum yani sorunuzu soru kabul etmeyip kendimce cevaplamıştım.
ortak payda bulmak hiç zor değil, sonuçta yazma eylemimizdeki ortak payda sırıtıyor bize :)
ama illa ki soruya cevap vermek gerekiyorsa gitmekle kalmak arasında kalmak saçma.
insan herşeyi düşünmeli ve eğer gidicekse nezaketli davranmayı bırakmalı.zaten ileri ki zamanda bu nezaketli davranış nezaketsizliğe dönüşecektir.
eğer anladığım şey aslında anlamamam gereken bir şeyse yani algılarım yanlış çalıştıysa ve ben anlamadıysan sizi geri çekliyorum yazınızdan algısızlığımdan dolayı.
sevgiler :)
Tek kelimeyle şu kadar yorumdan sonra söyleyebilirim ki galiba hala orada oturuyorum:) Yok alınmayın lütfen sadece algılarımız farklı çalışıyor
Saygı da bizden...
algılamak için tekrar tekrar okudum.
yanlış anlamışlığımın en yüksek dibi.
offff :)
alınma falan yok, anlıyorum.
bazen cümle çokluğu insanın kendisine bile yalan söyleyebilir. cümlelerin anlamını büyük düşündüğümden karşı tarafın algısızlığını saptar insan kendince.(ya da ben bu gece böyle saptadım) oysa ki algısız olan içimdeyken.
algılarım sizi anlamaya açık olduğunda tekrar gelirim.
evet :)
içinizdeki big bang' a sevgiler
güzel geceler diliyorum.
Yorum Gönder