21 Mayıs 2011 Cumartesi

Satır başlarından III

-İncir Reçeli’ni izledim yatağımdan kalkar kalkmaz, s.çtı ağzıma. Ne demek zaten nadir bulunan bir insanı sevme-sevişmeyi düşleme hâlinin eylemsiz kalması…

-Geçen metrodan yürüyen merdivenlere tırmanırken, solda duran ‘yaşlı odun’dan müsaade istedim ‘yürüyeceksen normal merdiveni kullan’ dedi. Sanki o merdiven geri geri gitti be...

-Bir gece şöyle bir gezdim bir değil birçok bara girdim, Galatasaray Lisesi’ne yaslanıp sigara içtim, kestaneciyle konuştum, biri bana adres sordu ama onu sonra anlatayım. Sevgililere kulak astım, iki sıkı arkadaş gibi görünen adamı dinledim, seyyar satıcıların nasıl ne sattıklarına baktım, dilencilerin dilenme tekniklerini ne denli bir profesyonellikle icra ettiklerine afalladım, biri gelip bana adres sordu demiştim ya, ‘bilmiyorum’ havasındaydım ‘bilmiyorum’ dedim, karşımdaki ‘valla mı’ dedi. Gülerek ‘valla bilmiyorum’ dedim.

-Vallahi, yeminen, hakikâten, essahtan, şuradan şuraya gitmek nasip olmasın, sabahı görmeyeyim, yukarıda Allah var, en adi şerefsizimki, yalancının ….’, beni Mehmet’e sor inanmıyorsan, anam avradım olsun, na buraya yazıyorum…

-Ah o Mehmet o Ayşe bir gün bir bir anlatsa ya…

-Bu akşam kendime birkaç görülecek sokak ve çıkılacak yokuş buldum. Bakalım nası geçecek? Sıraselviler’den başlıcam beni görürseniz çağırın lan, çekinmeyin. Bakkalın çırağı gibi koşar bisküvi alır gelirim. Çaya bandırırız…

-â:  en entelektüel harf

-‘Zaten’ ukalanın ta kendisidir, daniskasıdır ama mesela, ‘mesala yok mu mesela’ o efendidir. Karşıdakini kırmak istemezin cümle başı kelimesidir.

-Geçen pazar istifa ettim, istifamı ciddiye almadılar lan! Valla!:)


LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Recent Visitors