22 Aralık 2015 Salı

Hafıza-i Beşer Nisyan ile Malu mudur?

"Google her yıl olduğu gibi bu yılda Dünya'da ve Türkiye'de en çok popüler olan arama sonuçlarını yayınladı."

Yukarıda yer alan cümleleri her yılın Aralık ayında tıkladık, okuduk, paylaştık....

Peki okuduğumuz bu rakamlarla indekslenmiş kelimeler bizim için ne anlam ifade ediyor?



Köprüde, metrobüsteyim. Köprüden yalnız geçen Mercedes'teki abinin ve ablanın metrobüse nasıl tiksinerek baktığını görüyorum, güle güle hatırlıyorum: Duyguların da Matematiği vardır!

Minibüs, metrobüs ve metro ile 2 saat 12 dakika süren Ümraniye-Maslak trafiğinde gerçekleşen zamandaki küçük bir kırılma anından "Google'ın 2015 Türkiye sonuçlarının okumasını yapmaya çalışıyorum:

1.2.3. aramaların sonuçlarının Türkiye'de gercek hayatta yarattıgı bilişsel bir farkındalık söz konusu değildir. 


4. 5 ve 6. aramalar bilinçli aramalardır. farkındalık yaratmıştır! Oyun tüketildi, saatler ayarlandı, elbise iki renk! Evreka!!!


7. aramanın sonucu  AKP'nin "koalisyon olursa biteriz" söyleminin kitleler üzerinde yarattığı etkisidir. Halk konuyu içselleştirmistir: No yolsuzluk, no koalisyon!


Suruç, 8.Arama! Türkiye'nin son 2 yılda sergilediği "vicdan-ı redci" politikanın Türkiye'deki dijital iz sıralamasıdır! Hafıza kaybının izlerini de taşımaktadır.


9. Arama! Grip olunca Google'dan kanser olduğunu öğrenen internet kullanıcılarının, "domuz gribi nedir, belirtileri nelerdir, nasıl tedavi edilir" içeriklerinin aramalarda karşılarına çıkmasıyla elde ettikleri sonuçtur.


10 Arama! Hata yapa yapa dahi dahi öğrenemeyen bir halkın, şike dolu bir organizasyon içinde 1. Lig'de kalma çabasıdır!


Hafıza-i Beşer Nisyan ile Malu mudur?

Mutlu Yıllar...

İlgililer için Google'ın Trends raporu:




16 Kasım 2015 Pazartesi

"Fransız Kalmak!"

Sevgili Fransalı kardeşim,

Sen bu mektubu okurken; ben Maraş, Çorum Katliamları hikâyeleri ile büyümüş, Sivas, Gazi, Roboski, Gezi, Reyhanlı, Suruç, Diyarbakır ve Ankara katliamlarının travmalarını atlatmaya çalışmaktaydım.

Ta ki; bir bomba, bir kurşun da senin evinin önünde patlatılana kadar!

Sizlere kıpkısacık insanlık tarihimden notlar aktarayım, istedim:

Nasıl ki; Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye gönderdiği bombalar, silahlar; Reyhanlı'da, Suruç'da, Diyarbakır'da, Ankara'da patladıysa. Fransa hükümetinin gönderdiği ve attığı her bomba kendi şehirlerinize insan seli olarak akacak. Ve o insalar onbinlerce km'yi sadece bir umut yaşamak (öldürmek) için kat edecekler. Tıpkı Ankara'da olduğu gibi...


Çünkü onları yoksullaştıran, farkirleştiren, sömürgeleştiren, cahilleştiren hükümetler, Afrika ve Orta Doğu ülkelerindeki gibi insanlar için bir yaşam mücadelesinin sadece ve sadece karşıtının ölmesiyle son bulacağını oldukça iyi biliyorlar.

Çok uzaklardaki ışıklı caddeleri cehennem ateşlerine çevirecek olan o "umutlu" çocuklar, habis hükümetlerin sizleri/bizleri güvensiz bir ortamda kendilerine muhtaç bırakacak yegane silahları.

Aşağıdaki fotoğraf Fransa'nın ne kadar demokratik, adil ve insani  olduğunu göstermiyor. Türkler, Kürtleri sömürdükçe ve yok saydıkça, İngilizler Arapları..., Fransızlar Cezayirlileri..., Amerikalılar Kızılderilileri..., Ruslar Ukraynalıları..., Çinliler, Uygur Türklerini.... ya her gün biraz daha az şaşırarak gönüllü cehaletimizi meşrulaştırcağız ardından günden güne şaşkınlık korkuya, güvensizliğe ve güvensizlik "güvercin tedirginliği"ne dönüşecek!

Fransa'nın IŞİD saldırısı ardından Rakka'ya attığı bombalar.


























Eski bir Kürt atasözüdür, "Dinya li dinye çave gur li miye/Dünya Dünya Oldukça Kurdun Gözü Kuzudadır" ve kuzu için de bir de Türkçe söz vardır. "Zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter mazlumlar da dahil!"

Not: Başlık bir kıyas/kıssas içermemektedir. Buralara nasıl geldiğimizin bir kinayesidir.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Recent Visitors