15 Aralık 2011 Perşembe

Doksanını geçmiş birine borsayı nasıl anlatırsınız?


2001’di… 

Hikâyenin kahramanların ailemin insanları. Baş kahramanı ise Dapire namı değer ‘’Kutu Ebe’’. Annemin, babasının, annesi! 

Neyse uzatmayalım... 

Yine bir vakit gri Ankara’dayım. Başbakan Bülent Ecevit’in Cumhurbaşkanı Sezer’e Anayasa’yı fırlattığı zamanlardı. Bir dayım diğer dayıma borsa da oynaması için bir miktar para verdi. Mevlan Dayım parayı borsaya koyar ve zamanla kağıdın değeri arttıkça da Doğan Dayım’a haber verir. 

… 

O sevdiklerini hep 'güzel' diye severdi
Bir gün Doğan Dayım’ın neşeli olduğuna gören Kutu Ebem Kürtçe neşesinin kaynağını sorar. Dayım da nasıl anlatsın kadıncağıza borsaydı, endeksti, kurdu diye bir yolunu bulur ve başlar anlatmaya. ‘’Dapire, benim koyunlarım var..’ dedi. Dedi demesine velhasıl Dapire bunları gerçek sandı. Dayımda mutluluğa ortak olsun diye bozmadı. Zamanla güleç yüzlü Dapirem sürekli koyunları sormaya başladı. Dayım da koyunların kuzuladığını 3 koyunu varken şimdi 5 koyunu olduğundan anlattı. 

Bu koyunlar günden güne artarken bir sürü sayısına ulaşacak kadar çıktı; ama doğa işte… 

Dayım yine bir gün eve geldiğinde, Dapiremi sürünün merakı sarar ve üst kata çıkar. Dayım yorgun, argın ve hatta üzgündür. Ecevit, Anayasa’yı fırlatmış hâlâ adını bir kerede söyleyemediğim devalüasyon olmuştur. 

Dayımı üzgün gören Dapirem neşelendirmek için koyunları sordu. Dayım tebessümle bakarken ‘’Ne desem de battığımı anlatsam Yasin’’ derken suyundan bir yudum aldı ve,.. ‘’Kur dengelerindeki… Ya!.. Daprire Dapire sorma sorma kurt geldi sürüyü talan etti’’ dedi. Ben bir yandan Dapiremi ‘’ya hepsine bir şey olmamış üzülme’’ diye ikna etsem de dayımın üslubuna, örneklemine gülmekten alamadım kendimi…   

Huzurla uyuyasın Dapire… 




4 yorum:

üç ünsüz içinde iki ünlü dedi ki...

anladım yeteneklerin genetik :p
nurlara kavuşsun Dapire'n:)

ysnbzdmr dedi ki...

üç ünsüz içinde iki ünlü'ye: tüm sermaye çocukluktandır aslında...

bayan mikrop dedi ki...

:)

nursel dedi ki...

Nur içinde yatsın melek yüzlüm. Bize geldiğinde yılllaaaaar evvelden olan, yaşanmış şeyleri anlatırdı hep ısrarlarımız üzerine, biz ise hikaye sanırdık. Çünü o kadar zaman öncesini hatırlamasına imkan yok diye düşünürdük. Anlattıkça anlatırdı sanki o anı yaşıyormuş gibi, kızındanda onay alırdı -Dimi zeyneb (Kürtçe) diye... en sonunanada eklerdi. Çok çile çektik çoook elinizdekilerin kıymetini bilin derdi.
Of dapire of yerin cennettir bilirim...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Recent Visitors