22 Şubat 2012 Çarşamba

Satır başlarından VIII


1 - Birinciliği hangisine vereceğimi bilemediğim için kininin, dininin ve namusunun davacısı gençlik isteyen AKP’li Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat’ı ve ‘’ Çocuk doğduktan sonra analizi yapılsın. Vatana, millete, bu ülkeye zararlıysa yürümeden yok edilsin’’ diyen İlköğretim Okulu Müdürü  Mustafa Aydın’ı takdirinize bırakıyor. Devletin bu kişileri kamunun ulaşamayacağı hatta duyamayacağı bir yerde rehabilite etmesini umuyorum.

2 - Osmaniye’de sevdiği kızdan karşılık bulamayan Sinan Yaman, öğrenci servisine pusu kurarak pompalı tüfekle kurşun yağdırdı. 2 kız öğrenci öldü, bir kız öğrenci yaralandı. Polise ifade veren Yaman, ‘’kinimin, namusumun davacısıyım’’ dedi. Odasında TV’deki haberleri izleyen Okul Müdürü  Mustafa Aydın ellerini ovuşturarak ‘’yürümeden önce yok edilmese böyle olacağını söylemiştim’’ diye haykırdı. Savcılık soruşturmanın Türkiye’de ‘’hayatın akışına uygun’’ olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

3 – Nasıl etsek de haremlik-selamlık uygulamasını hayata geçirsek diye düşünen Saadet Partisi pozitif ayrımcılığı ileri sürerek İBB’den kadınlara pembe metrobüs talebinde bulundu. Erbakan’ın ölümünden bu yana gündem dışı kalan partinin ‘’ideolojik çıkış’’ı başta iktisadi idari bilimler ve iletişim fakülteleri olmak üzere birçok akademik çevrede tez konusu oldu. Öte yandan bazı feminist gruplar fikrin ideolojik alt yapısına bakmaksızın ‘’pembe olsun, bizim olsun’’ sloganıyla Taksim’de yürüyüş düzenledi.

4 – Iğdır’da bir devlet hastanesinde ortaya çıkan ve 68 yıldır kimliksiz yaşadığı anlaşılan Yemirhan adlı çoban, ‘’Ne alt kimlik ne üst kimlik yaşasın kimliksizlik’’ şiarıyla başlattığı eylemi Yunanistan’da büyük yankılar uyandırdı. Tüm dünyada büyük bir akım haline gelen kimliksizliğin doğduğu ülkede yankı bulmaması tartışma konusu oldu. Bilim insanları Türkiye’de yaşanan sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik tepkisizliğe bir anlam veremedi.

5- Ana Muhalefet Partisi CHP Milletvekillerinden Nur Serter’in isminin ‘’Uçurum’’ adlı bir dizide fahişe karakterine verildiğinin iddiası dahi TBMM tarafından kınandı. Nur Serter dizinin yapımcı firmasına maddi manevi dava açtı. Ülkenin politik sorunlarına, politikacısının sorunları kadar ehemmiyet vermeyen Meclis’in Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas olaylarının sorumlularını ve zihniyetlerini ne zaman kınayacağı halkı tarafından merak konusu bile olmadı.

İyi geceler...


2 yorum:

üç ünsüz içinde iki ünlü dedi ki...

bu kadar destursuz, bu kadar çaresiz, bu kadar onursuz "haber"ler ancak bu kadar kimlikli anlatılabilinir...
eline sağlık :/

Adsız dedi ki...

balık hafızalı bir toplum olduğumuz için mi bu kadar iş geliyor başımıza yoksa bu kadar işin arasında mı balık hafızalı olduk?

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Recent Visitors